Geçenlerde Formspring üzerinden bir kız arkadaşıma şöyle bir soru yöneltmiştim: “Beni tanıdığını sanıyorsun, seviyorsun filan diyelim... Mesela, küçük yaşta bir çocuğa cinsel tacizden sabıkam olduğunu öğrensen, ilk ne düşünürsün? (Bak "mesela" dedim!)
O da bu soruya karşılık şu cevabı vermişti: "Vay ... çocuğu" diye düşünürüm başta. Sinirlenirim. "Kandırmış bizi şerefsiz. Bu muydu ahlak hakkında, vicdan hakkında ahkam kesen herif." derim. Sonra herkesin nefsine gafil avlandığı bir an olduğunu hatırlarım. Çocuk olmadığım, hatta O çocuk olmadığım için şükrededim. Sonra da "Robicik [itüsözlük ve laneth günlerimden kalan nickim robbiefowler'a atfen] ne zaman görüşüyoruz" şeklinde zuhur eden baskılarımı mümkün olduğunca azaltırım. Sonra zamanla o da geçer. Eski halime dönerim. Kin tutamam. Bana yöneltilmemiş eylemlerin kinini hiç tutamam. Bencilim ben. Sağduyulu da değilim. Empatiden anlamam.
Arkadaşıma bu soruyu sorma sebebim şuydu; insan, hayatının çok uzun bir bölümünü birlikte geçirdiği birini bile tam olarak tanımayabilir. Çünkü cümle âlemler içinde insan kadar aşağılaşabilen bir canlı daha yoktur (buna Şeytan da dâhil). Umulmadık birinden görülecek hiç umulmadık bir davranışın tam da bu yüzden bizi şaşırtmaması gerekir. Ama eskiler ne demiş, hafıza-i beşer nisyan ile malûldür. Periyodik aralıklarla ortak hafızamız sıfırlanıyor ve aslında tarih boyunca daima var olmuş, halen de süregelen birçok şeyi sanki ilk defa karşılaşıyormuş gibi büyük bir şaşkınlıkla karşılıyoruz.
Açık konuşayım, dün akşama kadar biri çıkıp bana “Cübbeli’nin seks kaseti varmış lan” dese en Osman Baydemir hislerimle “hassiktir diyorum” diye cevaplardım! Sıfırlanmış hafızamıza böyle haince saldırılması karşısında agresif reflekslerle karşılık verirdim. Fakat böyle bir kaset gerçekten ortaya çıktığında beynimden vurulmuşa döndüm. Din ve İslam’la sorunu olan insanların “hacı hocadan korkacan zaten abi yea, bunların hepsi seksomanyak” tarzı galeyana getirici zavallılıklarına bile sinirlenemedim, aval aval baktım sadece. İlgili videoyu açtığımda (asla bir merak saikıyla değil, gerçekliği hususunda fikir sahibi olmak için) içimden “Allah’ım ne olur kötü bir montaj olsun, gerçek olmasın” diye dualar ediyordum. İçimden bu şekilde dua etmemin sebebi de Cübbeli’ye hayranlığım vs. değildi. Böyle bir şeyin algımızda yaratacağı dalgalanmanın, malzemesi olduğu kirli savaşların ortasında nasıl temiz kalacağımızın endişesiydi.
Videoyu izledim ve tüm önyargılı bakışıma rağmen gerçek olduğuna ikna oldum. Dış mekân çekimleri hiçbir şey ispatlamasa ve sonradan eklense bile, o kahrolası seks görüntüleri tamamen gerçek göründü gözüme. Hakan’ı arayıp konuştum, böyleyken böyle dedim, sen de bir bak dedim ona; karşılık olarak o bana “gerçek olduğuna inanmıyorum, montaj ve komplo olması yüksek ihtimal” dedi. Ki evet, birilerinin Cübbeli adına Vimeo hesabı alıp videonun altına yorumlar yapması filan gerçekten işin komedi boyutunu ortaya koyuyor. Adnan Oktar’ın –sanki kendisinin ne anasının gözü olduğunu bilmiyormuşuz gibi- sırtlanvari yorumlarla bu rezillikten kendine pay çıkarma telaşıyla ortaya koyduğu zavallılık da cabası!
Tüm bu hengâmenin ortasında kendime sorduğum en önemli soru şu oldu: Bir Müslüman böyle bir durumda ne yapmalı? Cübbeli en büyük yeminleri ederek “zina yapmadım” diyor, “Müslüman insan öyle şeyleri izlemez” diyor. Ama mesela “o videodaki adam ben değilim” demiyor! Bir defa “Müslüman olan din kardeşinin ayıbını örter” bilinciyle hareket edecek bir durum kalmamış ortada. Meydana çıkmamış olan ayıp gizlenir ama on binlerce kişinin izlediği görüntülerden sonra bir şeyi gizleyemezsin; bu bir. İkincisi; Cübbeli öyle ayıbı olduğunda gizleyeceğimiz gariban bir komşumuz, sevdiğimiz bir arkadaşımız, yakın bir akrabamız değil. Neredeyse son bir yıldır televizyon ekranlarından eksilmeyen varlığıyla İslam’dan, Kuran’dan, Peygamber efendimizden bahsedip insanları doğru yola çağıran bir cemaat/tarikat önderi. Böyle bir rezillik gerçekten yaşanmışsa, olan biteni gizleyip hocanın ekranlarda “Zina yapmayın! Yalan yere yemin etmeyin!” demesini dinleyecek kadar midesiz, vicdansız mı olacağız? İnsanların algısında İslamiyet ile bu kadar bütünleşmiş bir şahsın en küçük bir lekesi bile lağım çukuru gibi kokacakken, zina ve yalan yere yemin gibi günahlarla kirlenmiş varlığını nereye saklayacağız?
Kişisel inanmışlığıma rağmen bu konuda kesin konuşmaktan imtina ediyorum. Ancak aksinin ispatlanması gerekiyor. Zamanında Müslüm Gündüz ve Fadime Şahin gibilerinin başrolünde olduğu nice tezgâhın arka planı yıllar sonra ortaya çıktı. Bu detayı da unutmamak gerekiyor. Ama eğer bu bir komploysa ve hazırlayıcıları benim aklımı bulandırmak amacındaysalar, evet, bunu başardılar. Şimdi Cübbeli’nin ve onun masumiyetine inananların görevi bunun aksini ispat etmektir.
Neden mi bunu ispat etmeliler? Çünkü ben bulduğu her fırsatta inancımla alay etmek için bulunduğu delikten kafasını uzatan sıçanların hedefi olmaktan usandım! Çünkü ben “aranızda en temiz gösterilenler bile…” diye başlayan cümleler yüzünden bana ve benim gibilere yönlendirilen o leş imalara karşı duyduğum öfkeden dolayı dişlerimi gıcırdatmaktan, yumruklarımı sıkmaktan usandım! Çünkü ben falanca cemaatin filanca cemaatle giriştiği güç savaşlarının, rekabetin, yer kapmanın getirisi olan ikiyüzlülükten, içe kapalılıktan, kibirden, kurnazlıktan usandım! Çünkü ben “ehehe, cinsellikten soğudum olm, herifin şeyi bamya kadar, göbeği de sarkmış” diyen beyinsizin mizah anlayışından, çakallığından, beni insanlığımdan utandıran vicdansızlığından usandım!
İşte bu sebeplerden dolayı Cübbeli kendini adamakıllı temize çıkarmalı. Bunu yapabilecek güçten yoksun bir cemaatin içinde değil. Çıkaramıyorsa şayet; gerçekten suçsuz ve günahsız bile olsa, bu bir komplo da olsa, hesabını ahirete bırakıp gözümüzün önünden defolup gitmeli. Hakkında en hayırlısının bu olacağını düşünüyorum.
.
.


5 yorum:
belki de en azından gerçek anlamda iki taraflı iletişim kurmadıklarını insanlaştırmamak lazım, hatta mesela özellikle önemsediğin yazarların/yönetmenlerin... biyografilerini okumamak lazım.
böyle buyurdu bakırtaş:
"İşte bu sebeplerden dolayı Cübbeli kendini adamakıllı temize çıkarmalı. Bunu yapabilecek güçten yoksun bir cemaatin içinde değil. Çıkaramıyorsa şayet; gerçekten suçsuz ve günahsız bile olsa, bu bir komplo da olsa, hesabını ahirete bırakıp gözümüzün önünden defolup gitmeli. Hakkında en hayırlısının bu olacağını düşünüyorum."
Allah-u teala şöyle buyurdu:
"Ey iman edenler! Size bir fasık bir haber getirirse, bilmeyerek bir topluluğa zarar verip yaptığınıza pişman olmamak için o haberin doğruluğunu araştırın.
Bilin ki, aranızda Allah’ın elçisi bulunmaktadır. Eğer o, birçok işlerde size uysaydı, sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah, size imanı sevdirmiş ve onu gönüllerinize güzel göstermiş; inkârı, fasıklığı ve (İslâm’ın emirlerine) karşı çıkmayı da çirkin göstermiştir. İşte bunlar doğru yolda olanların ta kendileridir."(hucurat6-7)
benim düsturumdur, her hak sahibine hakkını tevdi etmek lakin bu konuda sana müsamahakar davranıyorum.Hülasa, ahirete bırakıyorum.Az daha unutacaktım, birde tavsiye:boş mesaileri,malayaniyi terk hususunda.Zira bu kalem ayağına dolanır,mahkeme-i kübra'da.
Böyle buyurdu Gazzali:
Muamele ilminin en yüksek zirvesi, nefsin hilelerine ve şeytanin desiselerine vâkif olmaktir. Boyle bir ilme vâkif olmak her insana farz-i ayn1 dir. Fakat ne kadar yazik ki halk bu farzi ter-ketmiş ve vesveselere sebep olan birtakim fuzuli ilimlerle uğraşir olmuştur. İşte bu ilimleri vesile ederek şeytan onlari yoldan cikarmaktadir.
selametle...
Çok güzel yazmışsın sevgili kardeşim, arada beni de bir güzel haşlamışsın, canın sağolsun, ama bir nokta neden ısrarla gözden kaçıyor anlamak mümkün değil.
Bir defa ben mensup olduğu dinin hiç değilse asgari gerekliliklerini bilmeyen bir insan değilim. Bu olay olduktan sonra her tarafta ayetler, hadisler, peygamber efendimizin hayatından örnekler havada uçuşmaya başladı. Durduğum yer dolayısıyla beni de epey uyaran oldu. Ve ben hep şunu söyledim; sevgili arkadaşım, burada söz konusu olan şey bir iftira mı, yoksa bir video mu? Yazımın başında ne demişim; Bırak fasığı gavuru, herhangi biri gelip bana "bu adam zina yaptı" dese kaale bile almam, küfür eder yollarım demişim! Neden basit bir iftiraya sarılan bozguncu muamelesi görüyorum ki böyle yapınca?
Kaldı ki ben üzerime ayet boca eden arkadaşlarım kadar sağlam bir müslüman olamadım henüz. Bir video izledim, gerçek olduğu kanaatine vardım. O tv senin bu tv benim dolaşan bir adamın bu videonun sahte olduğunu ortaya çıkaracak bir tane dost edinmemiş olması saçma olur. Çıksın ispatlasın. Her Allah'ın akşamı ekranlardan vaaz veren birinin yüzüne baktığımda onun temize çıkmamış biri olduğunu düşünüyorum diye cehenneme gitmem heralde!
Dediğim gibi, bir söylenti değil, VİDEO var ortada. Sahteyse ve ben salak gibi inandıysam günahım için af dilerim Allah'tan. İnşallah da öyledir...
Litost'un homojen yapıda bir tüzel kişilik olduğuna dair yanılgıya düşebilecek takipçiler olabilir. Normal şartlarda Turgay'ın veya başka bir yazarın bu konuyla ilgili düşüncesine yorum yapacak değildim. Başta sözünü ettiğim yanılgının oluşma ihtimaline karşı 2-3 lafım olacak.
Videonun gerçek veya sahte olduğundan bağımsız olarak; kimsenin hiçbir şeyi ispat etmek zorunda olmadığını vurgulamak gerek. Bu konuda insanların İslami hassasiyeti olsun veya olmasın, her gün değişen evrensel ahlak kurallarıyla bile aynı sonuca çıkmak mümkün. Birileri hedonist bir motivasyonla başkalarına iftira atıp arkalarına yaslandıklarında, iftira kurbanlarının hayatını bu iftiradan kurtulmaya adamasını beklemek zalimcedir.
Bu ülkenin Müslümanları eziliyor diye, üç kuruşluk zevat karşısında boyun eğip "kendini akla bak, yoksa hepimizin böyle olduğunu düşünecekler" deyip hayatını kendince birtakım misyonlara adamış kişilere fazladan mesai emredemezsin.
Video sahteyse durum bu, gerçekse de pek farklı değil. İlgili maddeler açık ve net.
Müslüman ama dalavereci siyasetçiden (adı bile duyulmamış milletvekilleri, particiler filan da olabilir hemen birine laf sokuyorum diye düşünülmesin), namazlı abdestli hacı ama üçkağıtçı tüccardan nasıl iki kat tiksiniyorsam böyle tarikatçi takılıp uçkur davası ortaya saçılan adamdan da öyle tiksiniyorum.
Müslümanım inançlıyım diye "bizdendir" kafasıyla üçkağıtçılık edenin arkasında duracak değilim. Adamın üzerinde bir yetkim yok, yapmasına mani olamam, yaptıktan sonra cezalandıramam, o halde mesuliyetim de yok. Sui zannımı ettim ama bunca göz önünde duran adamın da azıcık dikkatli davranması gerekir.
Yorum Gönder