İlk evvela, meramımı anlatmak için böyle bir başlık seçmiş olmam sebebiyle okuyuculardan özür dilerim. Argo ve küfür Recep İvedik’in tekelinde sulu zırtlak komedi malzemesi olduğundan beri ifade güçlendirici özelliğinden soyutlanır oldu. Biraz buna tepki olsun diye, biraz Zeki Demirkubuz’a -haliyle Haluk Bilginer’e de- selam olsun diye, biraz da Google’da yaptığım mini arama neticesinde çıkan sonuç başlıklarından “eniştem banyoda külotumu kokluyordu”nun insanı ambale eden absürtlüğünden dolayı bu başlıkta karar kıldım. Bakın; küfürlü, basit bir cümleden bile ne kadar fazla anlam çıkabiliyor.
| * | * | * |
Bir ara “benim olacaksın” ana başlığı altında kısaca gıdıkladığım bir konunun daha geniş çaplısına tekabül ediyor bu cümle. Aşk meşk de bir yere kadar hani, an gelir ruhumuzun en dip köşelerine hapsettiğimiz duygular serbest kalır ya aniden, ‘vermesini’ isteriz sevdiğimizden. Yirmi yıl elini bile sürmeden, umudu bile olmadan kör bir aşkın peşinde koşup duran maşuk öyle bir raddeye gelir dayanır ki, o yirmi yılın birikmiş alacağını tek seferde tahsil etmeye kalkar. Çünkü insan kendisini ne kadar kandırırsa kandırsın daima bir ‘karşılık’ bekler. Bu karşılığın cinsinin ne olduğu, maddi ya da manevi ağırlığı/büyüklüğü hiç önemli değil. Çünkü ‘karşılık’ her zaman vardır, ‘talep’ gelmemiş olması onu yok saymaz. Zaten doğanın kanunu gereği de bahsi geçen ‘talep’ muhakkak ortaya çıkacaktır. Ama hemen, ama yirmi yıl sonra!
İnsan eli değen her şey biraz kirlidir. Bundan en ufak şüphe duymuyorum. Başta politika/siyaset olmak üzere, sanat, spor, doğa, din vs. hepsi kirletilmiştir. Kimisi az kimisi çok, kimisi gizli kimisi aşikâr, kimisi bireysel kimisi toplumsal… Kişisel temizlik, bunların herhangi birine el attığınız anda son buluyor. O çok titizlenerek koruduğunuz elbisenize küçük bir çamur parçası sıçradıktan sonra da “ha bir parça ha baştan ayağa” diyerek koyuveriyorsunuz. O “bir parça çamur”un sizi bulmaması için sarf ettiğiniz çabalar eninde sonunda çöp batmış göze döndürüyor varlığınızı. İnsan eli değen her şey kirlidir, çünkü insan kirlidir. “İnsan mı dünyayı kirletti yoksa dünya mı insanı” sorusu hiçbir anlam ifade etmiyor. Başlama vuruşunun kimden geldiğinin ne önemi var ki…
Düz anlamını bir kenara bırakırsak, karşılık beklediğimiz hemen her şeyi “orospu” diye niteleyebiliriz (gaza gelmeyin, felsefi düşünün biraz!). O size bedenini sunar, siz de ona cüzdanınızı. Âşık olduğunuz kişiden karşılık olarak onun da size âşık olmasını beklersiniz. Yüzyıllardır aşkına karşılık alamayan sayısız insan neden cinayet işliyor/intihar ediyor sanıyorsunuz? Şu meşhur “ya benimsin ya toprağın” teranesinin kaynağı nedir diye düşündünüz mü hiç? Yakın geçmişten popüler örnekler de var önümüzde; İbrahim Tatlıses neden Yıldız Tilbe’ye ateş püskürmüştü? “Ben seni pezevenklerin elinden kurtardım. Sen de benim her türlü kabalığıma katlanıp saygı göstereceksin!”. Turgut Altınok AKP’den niye istifa etmişti durup dururken? “Ben yıllarca uslu uslu partime hizmet ettim. Partim de beni büyükşehir belediyesine aday göstermeliydi!”. Emin Çölaşan zamanında ne için Aydın Doğan’a ağız burun girişmişti? “Ben yıllarca onun menfaatleri için atmadık takla bırakmadım. Beni gazetesinden şutlamamalıydı!”. Ergenekon davası kapsamında tutuklananlar ilk başlarda neden aşırı bir özgüven ve ukalalığa sahiptiler? “Bizim emir aldığımız kişiler hükümetin de, yargının da çok üstünde duruyor. Bir şekilde bizi kurtaracaklar!”.
Böyle gider bu. Ne kadar yüce gönüllü olursanız olun, insanlara ne kadar samimiyetle yardım ederseniz edin, talep etmediğiniz ‘karşılık’ başkaları tarafından hovardaca kullanılırken dayanma gücünüz kalmayacak ve eninde sonunda patlayacaksınız… Ve bu patlama gerçekleştiği anda ne istediğiniz karşılığı alabilecek, ne daha önceki hayatınıza geri dönebileceksiniz. Ayrıca kuvvetle muhtemel ki, bu patlamanın şiddetinden yedi düvel uykusundan sıçrayacak, hançerenizi yırtarak savurduğunuz nara ömür boyu kendi kulaklarınızda çınlayacaktır: “bana da vereceksin orrrrrrospuuuu!”.

1 yorum:
ticarete dökmeden karşılık beklemece. light orospu mu diyosun kendine ve bize.
Yorum Gönder