Erkek çocuk “anneni mi daha çok seviyorsun babanı mı” sorusuna diliyle “ikisini de” karşılığı verse de kalbiyle “babamı” der. Aynı soruya kız çocuk da diliyle “ikisini de” cevabı verir ama kalbinden “annemi” diye haykırır.
Delikanlı çocuğa anne-baba arasında bir tercih yaptırmaya kalktığınızda dili ve kalbi ittifak halinde “annemi” der. Genç kız ise aynı ittifak fakat farklı istikametle “babamı” cevabı verir.
Yetişkin bir erkeğe ebeveyn sevgisiyle alakalı olarak soru sorulmaz. Çünkü annesini de, babasını da ihmal ediyordur. Kadında ise bu durum tersi istikamette cereyan eder ve ölene kadar annesine de babasına da alaka gösterir. Onlarla bağını koparmaz. Erkek “anneni mi daha çok ihmal ediyorsun babanı mı” sorusuna diliyle “ne diyon lan sen düdük!” cevabı verse de kalbi avaz avaz “ikisini de” diye bağıracaktır.
Bir babaya “kızını mı daha çok seviyorsun oğlunu mu” diye sorarsanız diliyle “evlatlarımı birbirinden ayırmam” diyecek, fakat kalbi kızından yana tavır koyacaktır. Ve bunun için de ince bir vicdan azabı hissedecektir. Bir anne bu soruya diliyle de kalbiyle de “birini diğerinden ayırmam” cevabı verir. Yine de cinsiyetinden bağımsız olarak en küçük evladına diğerlerinden farklı bir sevgi göstermesi muhtemeldir.
Bir kadın anne-babası ile evlatları arasında kalırsa kesinlikle evlatlarından yana tavır koyar. Aynen erkekte olacağı gibi.
Bir anne kocası ile oğlu arasında seçim yapmak zorunda kalsa kesinlikle oğlunun tarafında yer alır. Buna karşın bir baba karısı ile oğlu arasında seçim yapmak zorunda kalsa kesinlikle karısını seçer. Annenin seçeceği çocuk erkek değil de kız olursa tercihi değişmez. Lakin böyle bir durumda baba, kızı ile karısı arasında kararsız kalabilir.
* * *
Bana çocukken “okumayı mı daha çok seviyorsun yazmayı mı” diye sorsalar, dilimle de kalbimle de “çizgi film izlemeyi, top oynamayı” diye cevap verirdim. Aynı soruya ilk gençliğimde muhatap kalsaydım dilim de kalbim de “okumayı” derdi. Ve bugün, doğduğu günden beri otuz bir sene yaşamış biri olarak bu soruyu kendime sorduğumda dilim “ikisini de” derken kalbim “yazmayı” diyor. Çünkü yazmak var ya, hele ki uzun bir aradan sonra yazmak… yazmak çok güzel bir şey ya!
.

2 yorum:
cok samimi olmus, eline saglik.
Birkaç sene önce ilkokul 1 hayat bilgisi kitabımı bulmuştum. Günlük hayatı anlatan bir çizimin altında bir çocuğun ağzından "babam işe gider, annem ise evde çalışır" yazıyordu. Resimde de masabaşı bir iş yapan bıyıklı baba ve camları silen anne figürü vardı. Fakat benim ailemde ikisi de işe gidiyordu, ikisi de öğretmendi. Orda yaşadığım tedirginliğin benzerini bu yazıyı okurken de yaşadım.
Yorum Gönder